1.2.10

Oh bee..

Full time, eşşek gibi çalışmak, koşturmak ve o topuk sesi ne güzel bi şeymişş...

18.1.10

Kağıdındaki bunalımı yanındakine gösterme !


Bana , bikbik bi şey anlattığım esnada son kez olduğunu çaktırmadan sarıldığında '' Şapşalsın '' dediğimde ne kadar haklıymışım meğer sana !!

Söyle*

Annem de beni çok özlemiş.. Sesinden anlıyorum.

Çok yazık bir şey bu özlemek ''''' TIK.

16.1.10

Üç nokta ^^ Uç nokta. Hiç.

Sıfırı tükettim. Geriye doğru saya saya gözlerim göre göre. İşten oldum, güçten oldum, aşktan oldum, biraz sonra valizimi toplayıp özleme gitme eğilimimle evden de olmuş bulunacagım. Ha bu arada en son dun öglen saatlerinde yemek yedim. Gözlerimdeki lens batıyor artık. Kalbime batanlarla - kıçına batanları saymıyorum !

Şuan kimi dinlesem mesela? Bol acılı, bol salyalı sümüklü. -Kibariye ? Orhan ? Müslüm? Kim ya kim !!! Noldu? Sevmezdik dimi biz arabesk ! Yanılıyosun be adam ! bak şimdi de Gülşene gönderme yaptım.

Dün gece İstiklalin orta yerinde kavga gürültü ağlayan birbirini yiyen ama doymayan bir çift gördünüz mü ? Çift dediğime bakmayın biz bir süre önce tekil olmuşuz. Hatta dün birbirimize Bencilsin!! diye bağırırken farkettim. Tek ve Ben olmuşuz. Çift ve bizken.

Sınırlarımı zorlamaktan geçtim, sınır diye bi şey kalmadı hayatımda. Artık dayanamıyorum. Evden bikaç gün ayrıldım sadece bikaç gün. Şimdi valızım kapıda evden çıkmayı beklıyorum. Alakasız bi yerde siktir boktan bi şehirde saçmasapan ahşaptan bozma bi evin buz gibi bir odasında. Tek nimet internet! O da ruhuma zarar. Az önce yalan söyledım şarkı falan dınlemıyorum. Dinlersem dün gece verdiğim sözleri delebilirim. Telefon numaralarını silmekle geçmiş silinseydi.. O ooo...

Sana içimden küfürleri döşeyip, sinir sistemimi arz-ı endam ederdim önune ama dua et ezan okunuyor! Hata kimdeydi ? En başa dönelim Bende mi? Yapma dedikçe yaptım mı ? Sus dedikçe susmadım mı ? Offf dırdır etmekten bahsetmıyorum. Bu başka bi şey. Ama sen de susmadın ! Ama sen 'gel dedin, Ben çıkıp gelmedim. Ben 'gel demedim. Sen çıktın geldin.
Midem bulanıyor artık nefes almaktan. Lanet olsun şuan bensiz ve rahat rahat uyuduğun mor çiçekli yastıga.

Bana yüklediğin her anlamı ger aldın ! Beni böldün, dağıttın, parçaladın, tükettin, bıraktın, paramparça ettin beni.
tenindeki koku süte kazara burnu değen kedi gibi hissettiriyor bana kendimi.
Keşke buyumeseydım. Dizimdeki yara olsaydı en buyuk acım..

Bana bunu niye yaptın?


Not. En son dün Eminönü'nde balıkekmek yedim. Annem yemem gerektiğini söyledi. Baktım ekmekle marul arasında bir minik sinek. Kaldırıp fırlattım denize balığımı. ''Deniz dedim ama bunun senle ilgisi yok uyumana devam et sen..

8.1.10

The Notebook*

Bütün dengelerin ortasında tek ayağımla havada asılı kalıyorum yoktan bir iple. Her düşüşüm bir öncekinden sert, her kaybedişim düşmekten beter. Kımıldamak namümkün. Bir yanım hep daha ağır diğerinden. Uyuşmuş bir et yığını tek hissedilen.

**Hani izlediğimiz tüm filmlerde en çok heyecanlandığımız o sahneler gibi gözlerimi kapatınca seni bulduğum tek yer.


Yoktan varettiğimiz ipler dolandı elime eteğime. En zayıf dakikalarımdayım. Çöz diye beklediğim herangi bir zaman diliminde yazıyorum bunları da sana.

Uyucam birazdan. Sen biraz önce uyudun. Gögsümde. Ben saçlarına dokundum. Sen bana bi şarkı söyledın.
Muhtemelen ''Goodnight moon '' . Belki ' Fade into you' ya da ' Dreamer '... 'Flowers in December '.. ve belki de 'Wish u were here..'
**Sımsıkı sarıldın sonra. İyigeceler.. gülümsedin!!! gördüm gördüm gördüm.


Yüzündeki tek tebessümle ''mutlu olduğumu'' bildiğin için gülümsediğini biliyorum.
**Hani izlediğimiz tüm filmlerde en çok duygulandığımız ve ezberlediğimiz replikleri olan o sahneler gibi ...



If you're a bird.. then im a bird..

7.1.10

Yanyana manşet olduk yalnızca*

Dağınık bir geceye karışıyoruz.

Sanki çok içmişiz, kavga etmişiz de hisli bi sevişmenin kıyısında ölü bulunmuşuz gibi.
Ertesi sabah manşetleri süslüyoruz yanyana.
(( Son fotoğrafımız da aldı haklı yerini albumumuzde sevgilim.))

Siyah beyaz bir kare. Yanında acıklı bir açıklama.
---Soldaki sağdakini severek öldürdü.. !!

Doğmayacak çocuklarımıza afilli armağan.
Suçlusu ne sen ne ben ne kandaki alkol..
Geceyi dağıtmaktan yargılanıyormuşuz. ''Ölüler yargılanmaz ki hakim bey.'' dedim. Anlamadılar!
Ben de ''boşverdim kağıdı -doldurmadım seninle.

Üstünden çok zaman geçti sonra.
---Bir gece..
Ellerimi uzattım -sana değer mi ? diye..
Ruhun geldi avuçlarıma tane tane.

Hey.. Bir şey dicem sevgilim sana.

Tanırsın beni. Düzeni sevmem ben. Toparlama dağıttıklarını. Dağınık bi yerde yaşanmışlık vardır.
Ben seninle yaşıyorum. Uzak, ölüm kadar soğuk ve dağınık.

İyi uykular.

5.1.10

Sevişme savaş.

Bence kitaplar yalan.
Savaşmak haklı eylem olmalı, insanlar sınırlarını sevişerek değil savaşarak keşfetmeli.
Kendi silahlarıyla vurmayı öğrenmeli, kendi kalelerine saldıranları.
En etkili öldürme tekniklerini bilmeli ki adaletsiz dağılımı ve sarsılan inancını yeniden filizlendirsin.
Yoksa alkol, sarsılan inanç, 'küfürlü konuşmayı yaşatanlar derneği'ne olağan ilgi sonu olacak bu toplumun.
Benden söylemesi.

Lara Croft.
hahaha..