19.1.09

I am what I am..muccuk :)

insanı hayvanlardan ayıran bi başka şey işte budur..insan türünün algıladığı anda bizzat kendi kendisini geçmişine götürür öyle sormaz da hani..iyi kötü neyse onunla beraber anımsatır olanı biteni..eski sevgiliyi,eski arkadaşları,yamuk yapanları,kazık atanları,lise yıllarını ya da bi yerdeki ufacık bi anı getirir gözlerinin en önüne..gülümsersin ama genelde..yani acı dediğin şey o esnada acıtır çünkü..sonra gülümsersin bı çok geçmiş gitmişe..zaman her şeyin ilacı demeye çalışmıyorum elbette burda çok inancım yok buna bazen zaman her şeye ilaç olamıyor çünkü..

burda bahsi geçen benı bu saatte derin düşüncelere salan..kokular ve şarkıların varlığı..ki koku kısmı çok ifade içermese de hayatımda..keza koku algım yoktur benim ne acı ki..keskin sert kokular dışında ayırt edemıyorum bir çok mevcut kokuyu yeryüzünde..hatta acıdır ki çiçeği kokladıktan sonra burnumda enteresan bı yanma olur..çok üzücü değil mii..hayat boyu özenmişimdir yanından geçen bi kısım insanın-aaa yok artık nası bi kokuydu bu,,eski sevgılımın kokusuydu çocukta olan,,ya bu koku..hmmm.xyz mi parfumun markası..ah nası bildim ahahah haha..formatındaki kız kabilesine..ama işte kendı prafumunu bıle annesine seçtiren zevk sahibi arkadaşlarına seçtiren bı kız olmaktan öteye geçemedi bünyem..nadiren hissedip ah çocuklugumun kokusu bu kıtapların arasındaki koku,,aşk kokusu mumların kokusu derim..sevindirik olurum..

ama şarkılar..beni benden alır sene 85 ten 09 a kadar bi dolu yere bi dolu şeye götürür orda bırakır geri alır..anımsatır,kaybolurum içinde..ki eminim bi çok insandan daha şiddetle hissediyorum bunu çunku ben zaten bu hadisede 1-0 geriden geliyorum..hani siz hem kokluyorsunuz hem dinliyorsunuz..anımsıyorsunuz..ben sadece dinlıyorum..o zaman hak etmem gereken daha çok şey var bu mevzuda..nebıleyım bı ödülü olmalı bu işin ben geçmişi anımsayıp geleceği de görmelıyım falan mesela..yine konu bütünlüğünü yedim biliyorum..tarzım bu.

yani demem o ki..bazen sıradan bı obje bır ınsanın yapamadığı bir dolu şeyi yapıyor ıste..hem bu gayet senin kontrolun altında sürüp gidiyor..sen anımsıyorsun sen gülümsüyorsun sen unutup iç geçiriyosun..

mesela bir şarkı buldum..lise yıllarım geldi gözlerimin önüne..ders edebiyattı..kendisini bir kaşık suda boğmak istediğim sarışın maviş bir kadındı sınıftaki bir dolu ben gibi insandan ayrılan tarafı..ismini hoca koymuştu büyüklerimiz..biz de mecburen sistemin kurbanlarıydık..kendisine saygı duyardık..sevginin olmadığı yerde saygı olur mu bal gibi olur..oluyordu da..ellerinden öperim şimdi ama görsem..o yıllar sevmezdim kendiniz..ismi de safiyeydi..safiş derdik aramızda..ders arasında elimde defter bu şarkıyı söylerken girmişti sınıfa..-noluyor burda??-ya özür dilerim hocam kaptırmışım kendimi.. -olmaz ki ya burası okul madem bir şarkı söyliceksin güzel bir şey söyle.. :s - emredersiniz hocam..!!

oysa ingilizceyle bünyemizin yeni yeni haşır neşir olmaya başladığı yıllardı o yıllar..statü sahibi oluyordun ezberlediğin şarkılarla..abi oluyordun abla oluyordun..emek harcıyordun bal gibi..bir şarkı yapıyordu adamlar öbür kıtada sen oturup ezberlıyordun..o zaman internet mi vardı hadi girip sözlerine bakayım diyelim..baya oturup sözlerini yazıyor sonra tekrar tekrar dinleyip ezberliyordun..üstün performans,muthiş emek ve sonuç..

e nerde benim emeğime saygın..ah safiş ah..sabah sabah nerden geldiysen aklıma..ne gıcık bi kadındın sen

al bakalım..senin o beğenmediğin benimse bayıla bayıla dinlediğim ilk gençlik yıllarımın olağandışı şarkısı..sen ne anlarsın len safiş..



.

Hiç yorum yok: